1.Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "İlim istemek, her müslümanın üzerine farzdır." İbn Mesûd radıyallahu anh. Taberânî. 2. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Tek bir, dini anlayıcı fakih, şeytana bin tane ibadet edici abidden daha çetindir." İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî. 3. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kim birine bir ilim öğretirse, onunla amel edenin sevabını, yapanın sevabından hiçbir şey eksilmeksizin alır." Muaz radıyallahu anh. İbn Mâce. 4. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Allah, kimin hayrını dilerse, onu dini anlayıcı bir fakîh yapar." İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî. 5. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Hikmetli söz, müminin yitiğidir, bulduğu yerde onu almaya, o daha ziyade hak sahibidir." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî. 6. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kim bildiği bir ilmi, kendisine sorulunca gizlerse, Allah da onu ateşten bir gem ile gemler." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî. 7. Aişe radıyallahu anha dedi ki: Medineli hanımlar ne iyi hanımlardır, dini öğrenme konusunda, utanma onlara engel olmuyor. Aişe radıyallahu anha. Müslim. 8. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Bir topluma akıllarının almadığı bir şeyi anlatma ki, bazıları için bulantı sebebi olmasın." İbn Mesûd radıyallahu anh. Müslim. 9. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "İnsanlara iyiliği öğretip de kendini unutan kişi, insanları aydınlatıp da kendini yakan mum gibidir." Cendel radıyallahu anh. Taberânî. 10. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Gençlerinizin en iyileri kendini ihtiyarlara benzetenlerdir, ihtiyarlarınızın en kötüleri ise kendilerini gençlere benzetenlerdir." Enes radıyallahu anh. Taberânî. 11. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Müşriklere aykırı davranın, sakalınızı bolca bırakın, bıyıklarınızı derince kesin!" İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî. 12. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Yahudiler ve Hıristiyanlar saçlarını boyamazlar. Siz onlara aykırı davranın!" Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî. 13. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Saçına ilave eden, ettiren, yüzündeki tüyleri alan, aldıran, dövme yapan ve yaptıran kadınlar lânetlenmiştir. Hastalık nedeniyle olursa o başka." İbn Abbas radıyallahu anh. Ebû Dâvud. 14. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Hiçbiriniz, başına gelen bir zarardan dolayı, sakın ölümü dilemesin. Mutlaka böyle bir şey yapması gerekiyorsa, şöyle dua etsin: "Allah’ım! Yaşamak benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat. Ölmek benim için daha iyi ise, canımı al!" Enes radıyallahu anh. Buhârî. 15. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Ölülerinize, "Lâ ilâhe illallah"ı telkin edin!" Ebû Saîd radıyallahu anh. Müslim. 16. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Dünyada ve âhirette lânetli iki ses vardır: Nimet anında çalgı sesi ve musibet anındaki ağlama sesi." Enes radıyallahu anh. Bezzâr. 17. Bir kadına denildi ki: "Kardeşin öldürüldü." "Allah ona rahmet etsin! innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn," diyerek cevapladı. "Kocan da öldürüldü," dediler. "Eyvah!" dedi. Bunun üzerine, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kadının kalbinde, kocasının, hiçbir şeyle karşılanamayacak bir yeri vardır." Hamne radıyallahu anha. İbn Mâce. 18. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Vasiyet edecek bir malı bulunan müslümanın, vasiyeti yanında olmaksızın üst üste iki gece geçirmeye hakkı yoktur." İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî. 19. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Evlenen, îmanın yarısını tamamlamış olur, kalan yarısı hakkında ise Allahtan korksun!" Enes radıyallahu anh. Taberânî. 20. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Karısı olmayan adam yoksuldur, yoksul." "Çok malı olsa da mı?" "Çok malı olsa da." "Kocası olmayan kadın yoksuldur, yoksul!" "Çok malı olsa da mı?" "Çok malı olsa da." İbn Ebî Necih radıyallahu anh. Buhârî. 21. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kadınla dört şey için evlenilir: Malı, soyu, güzelliği ve dini için. Öyleyse, elleri toprak olası, sen dindarını al!" Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî. 22. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Biriniz bir kadınla evlenmek isterse, evlilik kararı vermede önemli olacak yerlerine baksın!" Câbir radıyallahu anh. Ebû Dâvud. 23. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Bu evlenmeyi duyurun! Evlenme işlerini mescidlerde yapın! Üzerine de defler çalın! Çünkü , helâl ile haramı ayıran şey, onu duyurmaktır." Aişe radıyallahu anha. Rezîn. 24. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Herhangi bir kadın, kocası kendisinden hoşnutken ölürse, cennete girer." Ümmü Seleme radıyallahu anh. Tirmizî. 25. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Bir kadın, beş vakit namazını kılarsa, Ramazan orucunu tutarsa, namusunu korursa, kocasına itaat ederse, ona, "Cennetin kapılarından hangisini istersen oradan gir," denilir." Abdurrahman radıyallahu anh. Ahmed. 26. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Benden sonra, erkeklere, kadınlardan daha zararlı bir sınanma nedeni bırakmadım." Usame radıyallahu anh. Buhârî. 27. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Yanında uygun bir yakını olmaksızın, hiçbiriniz bir kadınla sakın baş başa kalmasın." İbn Abbas radıyallahu anh. Buhârî. 28. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Şiir söz gibidir, güzeli güzel, çirkini de çirkindir." İbn Ömer radıyallahu anh. Taberânî. 696. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Şüphesiz, şiirde hikmet vardır." Ubeyy radıyallahu anh. Buhârî. 29. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Birinizin içine, onu bozacak irin dolması, onu “bozacak şiir” dolmasından daha iyidir." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî. 30. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Kurayza günü Hassana şöyle dedi: "Müşrikleri sözle taşla, şüphesiz Cebrail seninledir!" Berâ radıyallahu anh. Buhârî. 31. Aişeye, "Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şiir okur muydu?" diye sordular. "İbn Revaha’nın şiirini okuyup, şöyle derdi: Azığını vermediğin kimseler sana haber getirir." Aişe radıyallahu anha. Tirmizî. 32. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Başınıza şu yedi şey gelmeden güzel işler yapmakta acele ediniz: Kişiyi unutturucu kılan fakirlik, azdıran zenginlik, bozan hastalık, bunaklık derecesinde yaşlılık, âniden gelen ölüm, beklenenlerin en kötüsü deccâl ve hepsinden daha şiddetli ve acı olan kıyamet." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî. 33. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "içinizden en çok sevdiklerim ve kıyamet gününde mevki bakımından bana en yakın olanlarınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır. En nefret ettiklerim ve kıyamet gününde benden en uzak olanlarınız ise, gevezeler, lafazanlar ve yüksekten atanlardır. Onlar büyüklük taslayan kimselerdir." Câbir radıyallahu anh. Tirmizî. 34. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Haya îmandandır, îman ise cennettedir. Utanmazlık cefadandır, cefa ise cehennemdedir." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî. 35. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem örtüsü içindeki bakire kızdan daha fazla haya sahibiydi. Hoşlanmadığı bir şey gördüğü zaman, biz onu yüzünden anlardık. Ebû Saîd radıyallahu anh. Buhârî. 36. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Allah, mahlukatı yaratınca, Arş üstünde bulunan kitabına şunu yazdı: "Merhametim öfkemi geçmiştir." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî. 37. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kişi, müslüman kardeşini severse, onu sevdiğini kendisine bildirsin." Mikdam radıyallahu anh. Ebû Dâvud. 38. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Yumuşaklık, bulunduğu şeyi süsler, bulunmadığı şeyi ise çirkinleştirir." Aişe radıyallahu anha. Müslim. 39. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Şüphesiz, dilleriyle söylemedikçe veya onu yapmadıkça, Allah, ümmetimin gönüllerinden geçirdikleri şeyleri bağışlamıştır." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî. 40. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kim Allaha, kırk sabah yalnız onun için ibadet ederse, kalbinden diline yararlı bilgi ve güzel söz pınarları fışkırır." İbn Abbas radıyallahu anh. Rezîn. 41. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kolaylaştırın, güçleştirmeyin, müjdeleyin, tiksindirmeyin!" Enes radıyallahu anh. Buhârî. 42. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "işlerin en hayırlısı, ılımlı olanıdır." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn. 43. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kendinizi fazla zorlamayın! Sizden öncekiler, kendilerini zorlayıp sıkıntıya sokmakla eriyip tükendiler. Onların kalıntılarını ancak manastırlarda bulursunuz." Sehl radıyallahu anh. Taberânî. 44. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “İlim üçtür. Bunlardan fazlası fazilettir: • Muhkem ayet(manası açıkça anlaşılır ayet), • Sahih sünnet, • Adil taksim. İbn Amr radıyallahu anh. Ebu Davud
Allah’ü teâlâ kullarının fiillerini yaratandır”işte en küçük bir şeyi bir yerden başka bir yere kaldırıp kondurmak ta bir fiildir.Bu fiil nasıl meydana geldi? Kulun kesbi ve Allah’ın halk’ı ile. Kulun kesbi nedir ?irade-i cüziyyesini kullanması kulun kesbidir.Mevlâ’nın Halk’ı ise irade-i külliyesini kullanmasıdır. Kul kesb eder Allah yaratır.Öyleyse büyük ve ya küçük ne bütün efal (işler) Allah-u teâlâ Hazretleri tarafından halk edilir (yaratılır).Sen irade-i cüziyyeni sarf etsen ,Cenabı Hak irade-i külliyesini kullanmasa hiçbir şey yapamazsın.Gerek sözler yönünden olsun,gerek hareketler yönünden olsun.İnsan bir kelime söyleyemez,parmağının ucunu bile hareket ettiremez.Şimdi sohbetimizin ayetlerine başlayalım.“Ey iman edenler! Sabırla ve namazla (Allah’u Teâlâ’dan ) yardım isteyin.muhakkak Allah’u Teâlâ Hazretleri nin yardımı,sabredenlerle beraberdir.”Ayetimizde Mevlâ Teâlâ iki şeyle (sabretmekle ve namaz kılmakla )benden yardım dileyin buyuruyor.Şimdi dünya halkı sabrı da bıraktı,namazı da bıraktı.Peki maksutlarına nasıl ulaşacaklar?Allah’u tealâ Hazretlerinin yardımından mahrum kalan Musa (a.s) ın kavminin halini hatırlayalım.Musa (a.s) ‘a muhalefet etmeleri sebebi ile Tih sahrasında 40 sene mahkum bir halde kalmışlardı.Mevlâ Teâla onlar hakkında :Buyurdu ki : “Şüphesiz orası (Beyt-i Mukaddes arazisi) onların (o isyankar İsrail oğullarının) üzerine 40 yıl haram kılınmıştır.Orada ( bulundukları Tih sahrasında) hayret içerisinde dolaşacaklar.Artık o fasıklar kavmine acıma.” (Maide suresi 26 )Beni İsrail güneşin altında sabahtan yola çıkıyorlar,gidiyorlar, bir yere geliyorlar,birde akşam bakıyorlar ki aynı yerdeler.Tam 40 sene! Bundan anlaşılıyor ki insan evinin yolunu bulamaz.Hatta bir odadan diğer odaya geçemez.Her an Mevlâ’nın yardımına muhtacız. Zirâ Allah Zülcelal’ den başka kimse hiçbir şeye kadir olamaz.Bu Ayet-i Kerime de bunu teyit etmektedir.“Eğer Allah-u Teâlâ size yardım ederse artık size galip olacak kimse yoktur.Ve eğer sizi (yalnız bırakırda) zelil ederse artık ondan sonra size yardım edecek kimdir?.” (Âli İmran suresi 160)Herhangi bir müşkülle karşılaştığımız vakitte mutlaka o müşkülün halli için yardım istememiz lazımdır. Ne ile? Ayet-i Kerimenin mucibince ,sabretmekle,namaz kılmakla.O iş oluncaya kadar niye gecikti dememeli ,ümitsiz olmamalı,sabretmeli,namaz kılmaya devam etmelidir.O iş Allah’ın yardımıyla olur.Şimdi bizim eksiklerimizi tamamlamak ve milleti İslam’a davet etmek gibi büyük bir davamız var. Buna ancak Allah’ın yardımıyla erebiliriz.Bu nedenle her gün istiâne (yardım talebi )namazı kılmalıyız,Mevlâ’ya yalvarmalıyız. İtikadımız,amellerimiz,ahlakımız şeriatın emrettiği gibi olsun.Her işte Mevlâ Tealâ Hazretlerine muhtaç olduğumuzu çok iyi bilmeliyiz.Her işe başlarken besmele çekmeliyiz.mesela; yemek yemeye besle çekerek başladığımızda , ağza alınışında,çiğnenişinde,yutuluşunda,yemek borusunda geçişinde,mideye faydalı olup,zararlı olmayışında Rahman ve rahim olan Allah’ın adı ile başlıyorum” demek istemiş oluruz.Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile başlarsak yardım olur.Efendimiz Aleyhisselam buyuruyor ki: “Şerefli ve kıymetli her hangi bir işe Allah’ın ismi ile başlanmazsa o iş hayırsızdır.”İslam’ın emrettiği,müsaade ettiği her iş şereflidir.Neûzü billah kumar oynayan şerefli değildir,rezalet sahibidir.Kezâ gıybet etmek,söz taşımak,yalan söylemek,fesatlık koparmak için gezmek…bunlar şerefsiz işlerdir. Şerefli ise Kur’an-ı Kerim’in emirleriyle amel etmek,ettirmek,ihlası kazanmak,kazandırmak, iyi niyet etmek ettirmektir.Böyle, böyle tâ ki zikri kalbe yerleştirinceye kadar çalışmaktır…. Mahmut efendi HZ....
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadasina Gönder!
0 yorum yazılmıştır
« Önceki :: Sonraki »