hayvanlardan farklı olalım

1. CİLT SOHBETLER KİTABI - 19. SOHBETTEN

-“İnsan yediği yemeğe baksın.” (Abese Suresi 24. Ayeti Kerime)

Bu emir bizi yoktan var eden ve sayısız nimetlerle bizi kuşatan Rabbimizden geliyor. Her insan yediği yemeğe bakar ama Rabbimizin istediği bakmak öyle değil. Ya nasıl bakmak? Bu yemekleri benim önüme kim gönderdi diye düşünmektir.

Bunları düşüneceğiz. Önümüzde türlü yemekler var. Ekmek var, domates var, biber var, patlıcan var, fasulye var, elma var, portakal var… Bunların şekilleri başka, renkleri başka, tatları başka. Her biri nereden gönderildi? Belki dünyanın bir ucundan geldi. Ama rast gele gelmedi. Allah-u Teala Hazretleri o yiyecekleri ve içecekleri hususiyle bize ayırdı.

Meşayıh-ı Izamdan birisine:

-“Yemek yerken her aza bir iş ile meşgul, peki kalp ne ile meşgul? diye sorulunca:

-“Zikrullah ile” cevabını verir.

Burada zikrullah Allah İsm-i Şerifini tekrarlamak değildir. Ya nedir? Bu gıdaları Rabbim Teala ve Tekaddes Hazretleri önüme koydu. Bunu hatırlamaktır.

Dünyayı dolaşsak bir buğday tanesi icad eden bulamayız. Her şey Allah-u Teala’nın yaratması ile var olmuş ve bizim önümüze konmuştur. Rüzgârlarla bulutları O (cc) sevk ettirmiştir. Yağmurları O (cc) yağdırmıştır. Toprağı O (cc) halk etmiştir, toprağı kazanı da O (cc) yaratmıştır. Toprağa bitirme kabiliyetini O (cc) vermiştir… Her işi O (cc) sağlıyor.

İnsanın yaptığı sadece toprağı kazmak birde hazır tohumu atmaktır ki; insan dahi onu Mevla’nın kudreti ile yapıyor. Mevla ondan gücünü alsa onu dahi yapamaz.

-“Muhakkak Biz suyu tam dökmekle döktük.” (Abese Suresi 25. Ayeti Kerime)

Şu Ayet-i Kerimeyi de buraya alalım:

-“O öyle Bir Allah’dır ki rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderir. Nihayet bunlar, ağır yüklü bulutlar yüklendiğinde biz onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her türlü mahsulleri yetiştiririz. İşte böylece ölüleri de çıkarırız. Gerektir ki siz düşünüp ibret alasınız.” (Ahkaf Suresi 57. Ayet-i Kerime)

Cenab-ı Hak Rahmetinin önünden yani yağmurdan önce müjdeci olarak rüzgâr gönderiyor. Bu rüzgâr ile insan bunun arkasında yağmur var diye müjdeleniyor. Bulutlar belki milyonlarca ton, belki daha fazla ağır suları yüklenir, peki bulutlar suyu neresinde tutuyor.

Rabbim nereye emrediyorsa oraya düşürüyor. Eğer birden boşaltsa o yeri mahveder. Tane tane düşürüyor. İsterse kum tanesi kadar, isterse çakıl tanesi kadar, isterse daha iri, isterse fark edilmeyecek kadar ince. Bunların hepsi Allah-u Teala'nın dilemesi iledir.

-“Sonra yeri yarmakla yarıverdik. – Artık onda (o yerde) taneler bitirdik. – Yaş üzüm ve yaş yoncayı yetiştirdik. – Ve zeytinlikler ve hurmalıklar. – Ve ağaçları birbirine girmiş büyük bahçeler. – Ve meyveler ve meralar (vücuda getirdik). – Sizin ve hayvanlarınızın faydalanması için." (Abese Suresi 26–32 Ayet-i Kerimeler)

Alah-u Teala (cc) bitkilerin en kıymetli yerlerini bize yediriyor. Hayvanlara ise sapını ve samanını. Bununla beraber o hayvanlardan da bize süt, yoğurt, tere yağ, peynir, et, deri ve daha neler lütfediyor. Bunları anlamak ve anlatmaktan ne kadar gaflete düşülüyor. Allah! Allah!

Efendi Babamız Ali Haydar Efendi Hazretleri (KS) şöyle buyururlardı:

-“Yerken dört şey düşünüyorum. Yenilenlerin renklerini, şekillerini, tatlarını, bir de nereden önümüze geldiğini.”

Bu şekilde yemeyenler hakkında da şu Ayet-i Celileyi okurlardı:

-“Küfreden kimseler (nimetlerden) menfaatlenirler ve hayvanların yedikleri gibi yerler.” (Muhammed Suresi 12. Ayet-i Kerime)

İşte Mevlayı zikretmeyerek, besmele çekmeyerek ve bunları düşünmeyerek yenirse bu ayetin buyurmuş olduğu insana benzenir.

Yüce Rabbimiz Nahl Suresi 66. Ayet-i Kerimede şöyle buyuruyor:

-“Ve şüphe yok ki sizin için sağmal hayvanlarda da elbette bir ibret vardır. Size onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından halis bir süt içiriyoruz ki içenlerin boğazından kolaylıkla geçer gider.”

Yani Mevla Teala Hazretleri buyuruyor ki: “Ne o fersin (fışkının, posanın) kokusundan, renginden karıştırıyoruz ne de kanın kokusundan, renginden. Ben onlardan karıştırsam siz içer misiniz? İşte sizde bana kan gibi olan şeytanla, posa gibi olan nefis arasından halis ibadet edin. Eğer karıştırırsanız, benim karıştırdığımı içmediğiniz gibi bende sizin karıştırdığınızı kabul etmem

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !